|
14 Gün 11 Şehir Avrupa30 March 2010, admin Avrupa'da görmediğim ülke, şehir kalmasın istiyorum. Çalışmaya başladığımdan beri ilk defa 2 haftalık bir tatil fırsatı yakaladım, planlama yapmak için zaman da kısıtlı olunca bana yine Avrupa yolları göründü. 14 günde 11 şehir gibi bir planla 4 ülke göreceğim. Çok koşuşturmalı ve yorucu bir o kadar da güzel bir gezi olacak :) Görülecek şehirler: Fransa vizesi aldığımız için ilk girişi Fransa'dan y Devamı için Tıkla... |
10 Yıllık Dostumdan Ayrılıyorum26 March 2010, admin Bundan 10-11 yıl kadar önceydi... İstanbul'daki ilk yıllarım, öğrencilikle birlikte çalışma hayatını da beraber sürdürmeye karar vermiştim. Yurttan ayrılıp üniversiteden, evde kalan bir arkadaşımın yanına taşındım. 3-4 ay geçti geçmedi, aramıza biri daha katılıp eve sığamayınca kendimize yeni bir ev aramaya başladık. Her genç kızın hayalinde olduğu gibi, ben de, hep bir çatı katında oturmak istemiştim. 3+ Devamı için Tıkla... |
|
|
Boza Mevsimi Geldi17 November 2009, E-lmayra Kış yavaş yavaş kapımıza dayanıyor, soğuk kış günlerinde içimizi ısıtacak, sağlık verecek birşeylere ihtiyacımız var. İlginç ekşimsi tadıyla, ne sıvı ne katı yoğunluğuyla, üstünde sıcak leblebisi ile bilinen en eski Türk içeceklerinden biri boza. Bozayı ilk denemem İstanbul'a geldikten sonra oldu, tam ne zamandı hatırlamıyorum. Eski Türk filmlerinde "Bozaaaaa" diye dolaşan sokak satıcılarına yetişemedim. İ Devamı için Tıkla... |
Galata’yı Keşfetmek için Geç Değil31 October 2009, E-lmayra Son zamanlarda İstanbul'dan fazla uzaklaşamadım, hazır durum böyleyken İstanbul'u da anlatayım istiyorum. İstanbul'u anlatırken de en sevdiklerimi anlatıyorum... İstanbul deyince benim ilk aklıma gelen Beyoğlu... İstiklal Caddesinde attığım küçük turlar hep ruhumu dinlendirir. Caddenin sonuna gelince de "sonuna geldik mi" derim kendime... Aslında sonuna gelmemişizdir, İstiklal Caddesinin sonuna geldiğinizde Tünel çıkar karşı Devamı için Tıkla... |
|
|
Bu Kahvenin Köpüğünde Manda Bile Batmaz31 October 2009, E-lmayra Türk Kahvesi fincanıyla, sunumuyla, köpüğüyle, içimiyle, sohbetiyle, falıyla kendi başına bir kültürdür... Sabah kahvaltıdan sonra, yemeklerin üstüne, kız istemeye gidildiğinde, hatır gönül işi olduğunda şöyle bol köpüklü bir kahve masamızda yerini alır. Türkiye'ye 16. yüzyılda Yemen'den gelen kahve bize özel pişirme şekliyle Türk Kahvesi adını almış. Bana göre hakettiği değeri bulamamış, Kuru Kahveci Meh Devamı için Tıkla... |
Motorsiklet Eğitimi Şart!27 October 2009, E-lmayra 2009 yılı Nisan ayında motorsikletimi aldığımda yaşadığım heyecan ve mutluluk hiç aklımdan gitmiyor.Biliyordum ki macera yeni başlıyor, gidilecek çok yol, öğrenilecek çok şey var. Minik scooterıma "Uçuç" adını vermiş ve onu çok sevmiştim. İlk görüştü aşktı bizimkisi :) Ayaklarımı yerden kestiği için adı da "Uçuç" olmuştu. Onu nasıl kullanacağım hakkında çok az bilgi ve deneyimim vardı. Onu aldıktan sonra Devamı için Tıkla... |
|
Sabiha Gökçen’de Otopark Ücretsiz mi?21 October 2009, admin Uçak harika bir ulaşım aracı, bir de uçağa ulaşma derdi olmasa... Uçağa binmek için yurtiçi uçuşlarda bir, yurtdışı uçuşlarda iki saat öncesinde havaalanında olmak gerekiyor. İstanbul trafiğinde havaalanına ulaşmak da ayrı bir dert tabii. İETT hem Atatürk hem de Sabiha Gökçen Havaalanlarına düzenli otobüs seferleri düzenliyor, Havaş da başka bir alternatif. Kendi otomobilini kullanmak isteyenler için ise otopark ücretleri uçak biletinden daha pahalıya gelebilir kalınan zamana göre. Mil programı olan pekçok kredi kartı kullanıcılarına bu yönde çözümler sunuyor. En son e-postama düşen de Miles & Smiles'ın kampanyası. İstanbul Sabiha Gökçen otoparkları, 9 Kasım'dan itib Devamı için Tıkla... |
Yaşamaya İstanbul’da Başlamışım Gibi…01 September 2009, E-lmayra Önceki gün İstanbul'a gelişimin 12.yılını doldurdum. Sanki daha önce hiç yaşamamışım gibi... 17 yaşındaydım İstanbul'a geldiğimde. Elimde kendimden iri bir valizle, bir başıma yurdun kapısına gidişim dün gibi... 12 yıl, 12 koca yıl, 12 kısa yıl, 12 dolu yıl, 12 bomboş yıl. Yıllar sanki hiç geçmemiş gibi... 12 yıl boyunca her yıl ceplerime doldurduğum taşlarla inşa ettiğim bir Sevil, sanki hala 17 yaşındaki o kız gibi... Benden aldıkların kadar bana verdin mi, ey güzel İstanbul? Bana kazandırdıkların kadar ben sana kazanırabildin mi? Yorgunlukların, karmaşan, yalanların, başlangıçların ve bitişlerin, hiçbiri yaşanmamış gibi... Her gün seni yaşamaya yeniden Devamı için Tıkla... |
Günün Fotoğrafı: Yunuslar17 August 2009, E-lmayra 2009 kışı benim için çok zor geçti. Şubat ayında kendimi en kötü hissettiğim zamanlardan birinde iki arkadaşım alıp beni İstanbul Eyüp'teki Dolphinarium'a götürdüler. Yaşadığım mutluluk, o balıkları seyretmenin bana verdiği huzur tarifsizdi. Mutluluğu en beklemediğiniz anda yakalamanız dileğiyle... Devamı için Tıkla... |
Anadolu Kavağı, İstanbul31 May 2009, E-lmayra Yaklaşık 12 yıldır İstanbul'da yaşıyorum. İstanbul'da görmediğim pek az yer vardır konusunda iddialıyımdır. Hafta içi bir arkadaşım Anadolu Kavağına gittiklerini söyleyip fotoğraflarını gösterdi. İstanbul'un içinde böyle bir yer olmasına gerçekten şaşırdım. Buraya ben de gitmeliyim dedim. Ve dün kavağa doğru yola çıktık. Beykoz sahilden yola devam ederseniz sizi Anadolu Kavağına götürüyor. Beykoz'dan sonrası tamamen orman içinde bir yol. Yol asfalt olmasına rağmen oldukça kötü. Anadolu Kavağına geldiğinizde Kaleye doğru tabelaları takip edin. Ceneviz Kalesi diye geçen bir kale var. Önemli olan kale değil manzara. Muhteşem bir boğaz manzarası göz doyuruyor. Rumeli Kavağına g Devamı için Tıkla... |

Alpler Gezisi