Kafkaslara yaptığımız yolcuğuluğun asıl yorucu ve zor olan kısmını Türkiye tarafında yaşadık. Sınıra yaklaştığımızda bizi yakalayan yağmur peşimizi birkaç gün bırakmadı. Tabii motosikletle gezenler için yağmur çok da tercih ettiğimiz birşey değil :)

Giderken Artvin Borçka Macahel ve Karagöl’ü görmüş ve devamını görme arzusuyla dolmuş, Artvin’in doğasına doyamamıştık. Dönüş yolunda bu kez Kars’tan Artvin’e Şavşat üzerinden Karagöl-Sahara Milli Parkı‘nın bulunduğu bölgeden geçecektik. Tabii bunun için Ardahan Şavşat arasında aşmamız gereken bir zirve daha vardı: Yalnız Çam Dağları’nda 2470 metredeki Çam geçidi.

Bu güzel zirveye yaklaştıkça önce bulutları gördük, sonra o bulutların içine girik. Zirve tabelasının önünde fotoğraf çekip inişe geçince hava düzelecek sandık, ancak yağmur şiddetlendi, yer yer doluya dönüştü. Apar topar yağmurluklarımızı giydik ama artık çok geçti, epeyce ıslanmıştık. Görüş mesafesi 1 metreye kadar düştü. Milli Parkın tabelasını hüzünle karşıladık çünkü o halde girip Karagöl‘e yürümemiz mümkün değildi. Muhteşem manzalar eşliğinde Karagöl-Sahara Milli Parkı’nın bulunduğu bölgeden aşağıya Şavşat’a doğru inmeye devam ettik.

Oraları henüz görmediyse mutlaka ama mutlaka görmelisiniz. Ben tekrar görülecek yerler listeme kaydettim bile.

Daha önce methini duyduğumuz Laşet Otel‘de kalamayacaktık ama en azından durup bir alabalık yiyebiliriz diye düşünürken birden Laşet Otel & Restaurant tabelası karşımıza çıktı. Üşümüz ve ıslanmışken orada bütün günümü geçirebilirdim :) Hemen bize çay getirdiler, elektrik sobalarını çevirdiler önce ısındık sonra da lezzetli alabalığın tadına baktık. Yol üstündeki bu tesisin biraz daha ilersinde yayla evleri de yapmışlar, tekrar gidersem orada kalmayı çok isterim, muhteşem görünüyordu.

Şavşat’tan Artvin’e devam ettiğimizde ise doğanın nasıl da katledildiğine bir kez daha şahit olduk. Derince Barajı’nın inşaatı nedeniyle heryer delik deşik edilmiş. Dünyanın belki de en güzel vadilerinden bir tanesine kanser tümörü yerleşmişti.  Bu konuda yazdığım HESlere Hayır yazımı mutlaka okuyun.

Karadeniz’in en güzel yerleri, Doğu Karadeniz ve Artvin bölgesi… Her gün biraz daha yok ediliyor.  Oraları görmeden ne demek istediğimi anlamanız çok zor. Mutlaka gidin, görün ve direnişe destek verin.